Menü Medya32 - ISPARTA HABERLERİ
Tarih: 11.03.2026 21:32
Akademik Direniş Ekseni

Akademik Direniş Ekseni

Facebook Twitter Linked-in

Dünya genelinde üniversite kampüslerinden yükselen ses, sadece bir protesto dalgası değil, küresel güç dengelerinin ve ahlaki meşruiyetin yeniden tanımlandığı bir dönüm noktasıdır. "Güç kimdeyse haklı odur" anlayışı, akademik aklın ve sokağın vicdanıyla çarpışarak sarsılmaktadır.

1. ABD Üniversiteleri: "Sistemi Sarsan Entelektüel İsyan"

ABD'de mesele sadece bir öğrenci eylemi değil; bizzat üniversite yönetimlerinin ve dünya çapındaki profesörlerin devlete karşı duruşudur.

•        Columbia Üniversitesi (New York): Direnişin merkez üssü.

o       Kritik İsim: Prof. Dr. Rashid Khalidi (Modern Arap Çalışmaları Profesörü). Khalidi, bizzat kampüste öğrencilerin yanında durarak, "Bu çocukların vicdanı, Washington'ın politikasından daha büyüktür," diyerek küresel çapta ses getirdi.

o       Gelişme: Üniversite yönetimi (Rektör Minouche Shafik) polisi içeri çağırdığı için Akademik Senato rektöre karşı güven oylaması başlattı.

•        Harvard Üniversitesi (Massachusetts):

o       Kritik İsim: Prof. Dr. Cornel West. Dünyaca ünlü felsefeci ve ilahiyatçı West, "Burada olan şey, Siyonist barbarlığa karşı küresel bir ahlaki uyanıştır," diyerek Harvard Yard'da çadırlara girdi.

o       Boykot: Harvard'daki yüzlerce akademisyen, İsrail'in yasa dışı yerleşim birimlerinden kâr sağlayan şirketlerle üniversitenin finansal bağlarını kesmesi (Divestment) için resmi dilekçe verdi.

•        Yale ve UCLA:

o       Gelişme: UCLA'de (Los Angeles) "Siyonist karşıtı" öğrenciler karşı grupların saldırısına uğradığında, fakülte üyeleri (profesörler) öğrencilerin önüne barikat kurdu. Bu, ABD tarihinde hocaların öğrencileri için "polis ve milis barikatına" karşı durduğu nadir anlardan biridir.

2. İngiltere: "İmparatorluk Merkezinde Vicdan İsyanı"

İngiltere'de hükümetin (Rishi Sunak ve sonrası dönemin) sert "anti-protesto" yasalarına rağmen, Oxford ve Cambridge gibi "elit" kaleler içeriden sarsıldı.

•        Oxford Üniversitesi:

o       Gelişme: Kampüs içinde kurulan "Gazze Dayanışma Kampı", İngiliz polisinin sert müdahalelerine rağmen haftalarca kalkmadı.

o       Kritik İsim: Prof. Dr. Avi Shlaim. Kendisi Bağdat doğumlu bir Yahudi-İngiliz tarihçidir ve Oxford'da Uluslararası İlişkiler Profesörüdür. Shlaim, bizzat çadırlara giderek; "Bir tarihçi olarak söylüyorum; bu bir savunma değil, bir etnik temizliktir ve üniversitemiz bu suça ortak olan firmalardan parasını çekmelidir" diyerek İngiliz asilzadelerini ve akademi dünyasını ayağa kaldırdı.

•        Cambridge Üniversitesi:

o       Gelişme: Öğrenciler, üniversitenin İsrail ordusuna teknoloji sağlayan şirketlerle olan 400 milyon sterlinlik yatırım bağını ifşa etti.

o       Kritik İsim: Prof. Dr. Priyamvada Gopal. Post-kolonyal çalışmaların dev ismi Gopal, üniversite yönetiminin öğrencileri disipline sevk etme tehdidine karşı; "Eğer öğrencileri atacaksanız, önce bizi, bu dersleri verenleri atın" diyerek akademik bir "canlı kalkan" oluşturdu.

3. Almanya: "İfade Özgürlüğü ve Akademik Onur Sınavı"

Almanya'da durum, tarihi suçluluk psikolojisi ve devlet baskısının en ağır hissedildiği noktadır. Berlin Özgür Üniversitesi'nde kurulan o çadır, sadece bir protesto alanı değil, Almanya'nın "ifade özgürlüğü" sınavıydı.

•        Berlin Özgür Üniversitesi (FU Berlin): 7 Mayıs 2024'te yaklaşık 150 öğrenci kampüs bahçesinde bir dayanışma kampı kurdu. Üniversite yönetimi diyalog kurmak yerine, kamp kurulduktan sadece birkaç saat sonra polisi kampüse çağırdı. Polisin sert müdahalesi üzerine, Berlin'deki üniversitelerden yüzlerce akademisyen bir Açık Mektup yayınladı. Mektupta; "Öğrencilerimizin taleplerine katılıp katılmamamızdan bağımsız olarak, onların barışçıl protesto haklarını savunuyoruz ve polis şiddetine maruz bırakılmalarını reddediyoruz" dediler.

o       Kritik İsimler: Prof. Dr. Rahel Jaeggi (Humboldt Üniversitesi), Prof. Dr. Naomi Danker ve Prof. Dr. Ayşe Çağlar gibi isimler; akademik özgürlüğü ve öğrencilerin sesini savunanların başında yer aldı.

o       İktidarın Tavrı ve Skandal: Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF), bu açık mektuba imza atan akademisyenlerin listesini çıkarttı. Bakanlık, bu akademisyenlere verilen devlet fonlarının kesilip kesilemeyeceği konusunda hukuki bir inceleme başlattı. Bu olay "akademik özgürlüğe darbe" olarak nitelendirildi. Büyük tepkiler üzerine Bakanlık Müsteşarı Sabine Döring görevden alınarak "günah keçisi" ilan edildi.

•        Yayılma: Berlin'deki kıvılcım; Münih (LMU), Leipzig, Bremen, Hamburg ve Humboldt Üniversitesi gibi dev kurumlara sıçradı.

4. Kanada: "Akademik Özgürlük ve Yerli Dayanışması"

•        Toronto Üniversitesi (UofT): Kampüste kurulan "Halkın Üniversitesi" (People's Circle for Palestine) kampı, mahkeme kararlarına ve polis tehdidine rağmen haftalarca direndi. Prof. Dr. Deborah Cowen, üniversitenin işgal altındaki topraklarda faaliyet gösteren şirketlerle olan mali bağlarını tek tek ifşa etti.

•        McGill Üniversitesi (Montreal): Öğrenciler açlık grevine başladı. Prof. Dr. Rula Jurdi Abisaab, üniversite yönetiminin "güvenlik" bahanesiyle polisle iş birliği yapmasını sert bir dille eleştirerek, akademik özerkliğin polis postalları altında ezilemeyeceğini haykırdı.

5. Avustralya ve Yeni Zelanda: "Uzak Kıtanın Yakın Çığlığı"

•        Melbourne Üniversitesi: Öğrenciler, üniversitenin en büyük binalarından birini (Arts West) işgal ederek adını "Mahmoud'un Salonu" (Gazze'de öldürülen bir öğrencinin anısına) olarak değiştirdiler. Prof. Dr. Ghassan Hage, akademik kurumların sessiz kalmasının bir "entelektüel intihar" olduğunu savundu.

•        Sidney Üniversitesi: Rektörlüğün eylemleri yasaklama çabasına karşı, Akademik Personel Birliği (NTEU) greve giderek öğrencilerin yanında durdu.

6. Norveç ve İrlanda: "Resmî Boykotun Öncüleri"

•        Norveç (Oslo ve Bergen Üniversiteleri): Norveç'teki 5 büyük üniversite, İsrail'in Hayfa Üniversitesi ve Tel Aviv Üniversitesi ile olan değişim programlarını ve ortak araştırma projelerini askıya aldığını resmen duyurdu.

•        İrlanda (Trinity College Dublin): Prof. Dr. David Landy ve "İrlanda Yahudi Sesi" (Irish Jewish Voice) öncülüğünde, üniversitenin İsrail ordusuyla bağlantılı tüm askeri yatırımlardan çekilmesini sağlayan süreç yönetildi ve yönetim pes ederek yatırımları geri çekme sözü verdi.

7. Latin Amerika ve Uzak Doğu

•        Meksika (UNAM): Latin Amerika'nın en büyük üniversitesinde binlerce öğrenci kamp kurdu. Meksika Akademisi, İsrail'in akademik kurumlarıyla olan iş birliğini "insanlık suçu" gerekçesiyle askıya alma çağrısını hükümete taşıdı.

•        Brezilya (USP): Öğrenciler ve hocalar, İsrail ile yapılan tüm askeri ve teknolojik anlaşmaların iptal edilmesi için devasa bir imza kampanyası başlattı.

•        Japonya (Tokyo Üniversitesi): Öğrenciler kamp kurarak, üniversitenin İsrailli silah üreticisi Elbit Systems ile olan ortaklıklarını sonlandırmasını sağladı.

8. Rusya ve Çin: "Stratejik ve İdeolojik Mevzi"

•        Rusya (MGIMO ve Moskova Devlet Üniversitesi): Akademi, Batı'nın "insan hakları" maskesinin kendi kampüslerinde düştüğü tezi üzerinden bir ideolojik direniş sergilemektedir.

•        Çin (Pekin ve Tsinghua): Çin üniversiteleri İsrail ile teknolojik iş birliğini "stratejik bir sessizlikle" yavaşlatmaya başladı. Çinli öğrenciler eylemleri "Amerikan demokrasisinin iflası" ve Batı'nın kendi içinden çürümesinin kanıtı olarak izliyor.

9. İslam Dünyası: "İç Prangalar ve Vakur Direniş"

•        Ürdün ve Mısır: Ürdün Üniversitesi'nde öğrenciler haftalarca sınıra yürümeye çalıştı. Kahire Amerikan Üniversitesi'nde (AUC) Prof. Dr. Laila Soueif, öğrencilerin tutuklanmasına karşı üniversite içinde büyük bir direnç başlattı.

•        Türkiye: Boğaziçi, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversitelerde kurulan çadırlar, somut akademik boykot uygulanması talebini akademik ve sivil alana taşıdı.

SONUÇ

Siyonist baskı bugün para ve silahla hükmediyor olabilir; ancak dünyanın üniversitelerini, yani yarının aklını artık kontrol edememektedir. Oxford'daki profesörden Columbia'daki öğrenciye, Berlin'deki "açık mektup" imzacılarına kadar uzanan bu "Akademik Direniş Ekseni", baskının daim olamayacağının en büyük kanıtıdır. Güç geçicidir, ancak inşa edilen bu küresel vicdan hafızası baki kalacaktır.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —