24 Mart Dünya Tüberküloz Günü; Tüberküloz Önlenebilir Ve Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır!
24 Mart Dünya Tüberküloz Günü; Tüberküloz Önlenebilir Ve Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır!
Isparta Sağlık İl Müdürü Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun, Tüberküloz’un (Verem) önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek; “Ancak, erken tanı, düzenli tedavi, damgalamanın azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi, hastalığın kontrol altına alınmasında temel unsurlardır” dedi.
24 Mart Dünya Tüberküloz Günü münasebetiyle bir açıklama yapan Isparta Sağlık İl Müdürü Dr. Mustafa Serhat Küçükcoşkun; “Tüberküloz (Verem) Mycobacterium tuberculosis adlı bakterinin neden olduğu, bulaşıcı bir hastalıktır. En sık akciğerleri tutmakla birlikte böbrekler, beyin, kemikler ile diğer doku ve organları da etkileyebilmektedir. Akciğer dışı tüberküloz genellikle bulaşıcı olmamakla birlikte, akciğer tüberkülozu olan hastaların öksürme veya hapşırma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla hastalığı bulaştırma riski bulunmaktadır.
Özellikle hasta ile aynı kapalı ortamda uzun süre bulunan kişilerde bulaşma riski artmaktadır. 24 Mart 1882 tarihinde Robert Koch tarafından Mycobacterium tuberculosis basilinin keşfedilmesiyle, tüberküloz hastalığının tanı ve tedavisinde bilimsel bir dönüm noktası yaşanmıştır. Bu tarih anısına her yıl 24 Mart, tüm dünyada “Dünya Tüberküloz Günü” olarak anılmaktadır. Bu kapsamda ülkemizde de 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla, tüberküloz hastalığı konusunda toplumun bilgilendirilmesi, güncel gelişmelerin paylaşılması ve tüberkülozla mücadelede elde edilen kazanımların vurgulanması amacıyla ülke genelinde çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmektedir.
Küresel Tüberküloz Yükü Tüberküloz (TB), günümüzde hâlen dünyanın en ölümcül bulaşıcı hastalıklarından biri olmaya devam etmektedir. Küresel veriler, her gün yaklaşık 29.000 kişinin bu önlenebilir ve tedavi edilebilir hastalığa yakalandığını ve 3.000’den fazla kişinin tüberküloz nedeniyle hayatını kaybettiğini göstermektedir. Küresel ölçekte uygulanan etkin tanı ve tedavi programları sayesinde 2000–2024 yılları arasında yaklaşık 83 milyon hayat kurtarılmıştır. Türkiye’de Tüberkülozla Mücadele Ülkemizde Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı başarıyla uygulanmakta olup, program kapsamında yürütülen etkin tanı, tedavi ve izlem faaliyetleri sayesinde tüberküloz hasta sayısında ve hastalık insidansında yıllar içinde belirgin bir azalma sağlanmıştır.
2005 yılında 20.535 olan tüberküloz hasta sayısı, 2024 yılında 9.027’ye; hastalık insidansı ise yüz binde 29,4’ten yüz binde 10,4’e düşmüştür. Türkiye’de tüberküloz tanı, tedavi ve takip hizmetleri tüm sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak sunulmaktadır. Tüberküloz ve ilaca dirençli tüberküloz hastalarının tedavisinde kullanılan birinci ve ikinci seçenek ilaçlar Bakanlığımız tarafından temin edilerek hastalarımıza ücretsiz olarak ulaştırılmaktadır. Doğrudan Gözetimli Tedavi ve Yenilikçi Uygulamalar Tüberküloz tedavisinde tedaviye uyumun sağlanması ve tedavinin başarıyla tamamlanması amacıyla, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri doğrultusunda 2006 yılından bu yana Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT) uygulanmaktadır.
Bu uygulama kapsamında hastaların ilaçlarını her dozda bir sağlık personeli veya yetkilendirilmiş görevli gözetiminde alması sağlanmaktadır. İletişim teknolojilerindeki gelişmelerden faydalanılarak uygulamaya alınan Video Gözetimli DGT, tedaviye erişimin ve sürekliliğin sağlanmasına önemli katkı sunmuştur. Bilimsel kanıtlara dayalı yeni tedavi yaklaşımlarıyla, ilaca dirençli tüberkülozla mücadelede önemli bir aşamaya geçilmektedir. İlaca dirençli tüberküloz hastaları; uzun süren, yan etkileri fazla ve tedaviye uyumun zor olduğu konvansiyonel tedavi rejimleri nedeniyle mücadelede öncelikli bir grup olarak ele alınmaktadır. Bu kapsamda uygulamaya alınacak altı aylık kısa süreli yeni tedavi rejimleri ile tedavi süresinin kısaltılması, yan etkilerin azaltılması ve hasta uyumunun artırılması hedeflenmektedir.
Daha kısa, daha etkili ve daha güvenli tedaviler sayesinde tedavi başarı oranlarının yükseltilmesi ve toplumda ilaca dirençli tüberküloz bulaşının azaltılması amaçlanmaktadır. Psikososyal Destek ve Sosyal Yardımlar Tüberküloz tedavisinin uzun sürmesi ve bu süreçte yaşanan iş gücü kaybı, hastalar ve aileleri için ekonomik ve psikososyal zorluklara yol açabilmektedir. Bu nedenle Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında, ekonomik ve sosyal güçlük yaşayan tüberküloz hastalarına Ocak 2018’den itibaren aylık nakdi sosyal yardım sağlanmaktadır. Dünyada ilk ve tek olan bu uygulama, Dünya Sağlık Örgütü tarafından iyi uygulama örneği olarak gösterilmektedir. 2025 yılı içerisinde 3.439 hasta, bu sosyal yardımdan en az bir kez yararlanmıştır. Ulusal Rehberler ve Saha Uygulamaları Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı dokümanı yayımlanarak programın amaçları, hedefleri, stratejileri ve bu stratejilere yönelik koruma, tanı, tedavi ve izlem faaliyetleri tanımlanmıştır.
Program kapsamında başta Tüberküloz Tanı ve Tedavi Rehberi ile Tüberküloz Kontrol Faaliyetleri Saha Uygulama Kılavuzu olmak üzere, ülkemiz koşullarına uygun olarak geliştirilen rehberler doğrultusunda uygulamalar standartlaştırılmıştır. Sonuç ve Mesaj Tüberküloz, yalnızca sağlık hizmetleriyle değil; eğitim, sosyal destek ve toplum katılımını içeren bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesi gereken bir hastalıktır. Erken tanı, düzenli tedavi, damgalamanın azaltılması ve toplumun bilinçlendirilmesi, hastalığın kontrol altına alınmasında temel unsurlardır. “Verem Hastalığı Olmayan Türkiye” hedefi doğrultusunda, politik kararlılıkla yürütülen Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı kapsamında çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülmektedir” dedi.



