İnşaat Mühendisleri, Deprem Haftası nedeniyle yaptıkları açıklamada, Isparta’nın deprem bölgesinde olduğuna bir kez daha dikkat çekerek, her zaman söylenen o klasik sözü ifade ettiler; “Deprem değil, bina öldürür”
İnşaat Mühendisleri, açıklamasında; “1–7 Mart Deprem Haftası vesilesiyle, Isparta’da görev yapan bir inşaat mühendisi olarak şehrimizin deprem gerçeğine ilişkin bilimsel ve mühendislik temelli bir değerlendirmeyi kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur.
Deprem, içinde bulunduğumuz coğrafyanın doğal bir gerçeğidir. Önemli olan; bu gerçeği doğru analiz etmek, riskleri bilimsel yöntemlerle yönetmek ve can güvenliğini önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla uygulamaktır.
Isparta, Batı Anadolu’nun aktif tektonik kuşağında yer almakta olup; başta Fethiye-Burdur Fay Zonu olmak üzere bölgesel ölçekte sismik potansiyel taşıyan fay sistemlerinin etki alanı içerisindedir. Türkiye Deprem Tehlike Haritası verileri dikkate alındığında, şehrimizin tasarım ivmesi değerleri mühendislik açısından önemsenmesi gereken seviyelerdedir. Bu durum, projelendirme ve uygulama süreçlerinde güncel deprem yönetmeliklerinin eksiksiz uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Bununla birlikte, şehir merkezinin bazı bölgelerinde pomza kökenli ve yer yer alüvyon karakterli zeminler bulunmaktadır. Bu tür zeminlerde deprem dalgalarının büyütülmesi ve yüzey ivmesinin artması mümkündür. Dolayısıyla deprem güvenliği yalnızca fay hattına uzaklıkla değil; parsel bazlı zemin özellikleri, yapı-zemin etkileşimi ve mühendislik tasarım kalitesi ile doğrudan ilişkilidir.
Isparta’daki mevcut yapı stokunun bir bölümü geçmiş deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiştir. Güncel mevzuat ise performans esaslı tasarım anlayışını ve daha yüksek güvenlik kriterlerini içermektedir. Bu nedenle mevcut yapıların deprem performanslarının değerlendirilmesi, gerekli görülen durumlarda güçlendirme veya dönüşüm süreçlerinin başlatılması büyük önem taşımaktadır.
Deprem güvenliği; yalnızca kamu kurumlarının değil, aynı zamanda mülk sahiplerinin ve tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Vatandaşlarımızın binalarının yapım yılı ve ruhsat durumunu öğrenmeleri, gerekli hallerde yetkin mühendisler aracılığıyla teknik inceleme yaptırmaları ve riskli yapı süreçleri hakkında bilgi almaları önerilmektedir. Unutulmamalıdır ki depremi engellemek mümkün değildir; ancak bilimsel veriler ışığında hareket ederek, doğru mühendislik hizmeti alarak ve denetim süreçlerini titizlikle uygulayarak riskleri azaltmak mümkündür.
Isparta’da deprem riski bilimsel verilerle ortaya konmuş bir gerçektir ve özellikle bazı bölgelerde zemin büyütmesi etkisi dikkate alınması gereken önemli bir mühendislik parametresidir. Bu nedenle mevcut yapı stokunun teknik açıdan değerlendirilmesi ve deprem performansının sorgulanması büyük önem taşımaktadır. Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için bilimsel veriler esas alınmalı, mühendislik ilkeleri rehber kabul edilmeli ve denetim mekanizmaları tavizsiz şekilde uygulanmalıdır. 1–7 Mart Deprem Haftası’nın; kaygı üretmekten ziyade bilinç oluşturduğu, teknik doğruluk ve sorumluluk anlayışının güçlendiği bir farkındalık süreci olmasını temenni ederiz.”