Gazetecilerin hak mücadelesinin sonucu olarak doğan ‘ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ’ 50 yıldan bugüne her 10 Ocak’ta kutlanıyor. Gazete sayfasından televizyon ekranına ve sonrasında dijital ortama taşınan Gazetecilik Mesleği, evrenselliğini korumakla birlikte dünya üzerindeki enformasyon ve bilgi akışında belirleyici rol oynuyor. Doğru ve güvenilir haberin gücüne inanıyor ve tüm çalışan Gazetecilerin gününü kutluyoruz.
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER
GÜNÜ NEDİR? VE NEREDEN GELİYOR?
Türk Basın tarihine ‘Dokuz patron olayı’ olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasal güvence altına alındığı gün 10 Ocak 1961’dir. “212 Sayılı Basın Kanunu” düzenlemesinin Resmi Gazete’de yer almasıyla 10 Ocak tarihi de ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak kutlama günü olmuştur. Söz konusu düzenleme, iş sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması, sözleşmelere işin türü ve ücret miktarının yazılması gibi Gazetecilerin sosyal ve yasal haklarını belirleyen hükümleri içeriyordu. Ancak bu kanunun Meclis’ten geçmesi kolay olmadı. Gazete patronlarına sorumluluk yükleyen bu yasa, Türk Basın tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini tetiklemiştir.
‘DOKUZ PATRON OLAYI’
Dönemin seçkin gazete patronları kamuoyunda ‘Basın Yasası’ olarak bilinen 212 Sayılı Yasanın ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına ilişkin 195 sayılı yasanın mesleki sakıncalar doğuracağını iddia eden bir ortak bildiriye imza atarak gazetelerini 3 gün kapatmışlardır. “Dokuz patron olayı” olarak Basın tarihine geçen bu gelişme üzerine çalışan gazeteciler, boykot boyunca “Basın” adlı bir gazete yayımlamaya karar vermişlerdir. Basın Gazetesi 11 Ocak günü yayına başlayıp, üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayınını sürdürmüştür. Basın Gazetesi’nin son sayısında yer alan başyazıda, Basın emekçilerinin elde edilen hakların korunması amacıyla elbirliğiyle mücadele edecekleri belirtilmiştir. Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 10 Ocak, öncelikle “Çalışan Gazeteciler Bayramı” olarak kutlanmaya başlanmış ve 1971’de “Çalışan Gazeteciler Günü” halini almıştır.
GELİŞEN TEKNOLOJİ İLE DİJİTALDE
‘YENİ BİR GAZETECİLİK’ DOĞDU
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişim süreci ve haberciliğin dijitalleşmesi Gazetecilik mesleğinde köklü değişiklikleri de beraberinde getirdi. Geçmişte sadece ‘Yazılı Basın’ diğer bir deyişle ‘Gazete’ ile başlayan Basın süreci daha sonra Radyoların ve ardından Televizyonların devreye girmesiyle ‘Görsel Basın’ takviyesiyle devam etmiş ve artık günümüzde bilgi paylaşımının yapıldığı sosyal medya dijital bir platform olarak geleneksel medyayı köklü kalıbından çıkarıp ‘Dijital Medya’ adıyla tamamen başka bir boyuta taşımıştır.
BİLGİYE ULAŞMAK ARTIK BİR TUŞA
BASMAK KADAR YAKIN VE KOLAY
Geçmişte insanlar, ülkelerinde veya şehirlerinde ne olup bittiğini öğrenebilmek için her günün sabahını bekleyip bayilere giderek gazete almak zorunda kalıyorlar iken veya bir gazeteciye röportaj veren bir yetkilinin kendi haberini okuyabilmesi için 24 saat beklemesi gerekirken günümüzde artık bunların hiç birisi yok. Zira, Gazete satın almak için bayiye gitmek, bilgiye ulaşmak için ana haber bültenini beklemek gibi alışkanlıklar tamamen ortadan kalkmasa da kayda değer biçimde şekil değiştirdi. Gazetecinin basılı kağıttaki (Yazılı Basın) otoritesi günümüz mecralarında ortadan kalktı ve okuyucu kitle yeni medyanın etkileşim özelliği sayesinde habere anında ulaşabildiği gibi, haberi de sorgulayabilir, teyit edebilir ve yayınlandığı mecradan tepki verip kamuoyu oluşturabilir hale geldi.
ÖZLER; ““BU MESLEK AŞK
VE ŞEVK İLE YAPILMALI”
Gazetecilik Mesleğinde 30 Hizmet Yılını dolduran Medya32.com İnternet Haber Sitesi Sahibi Yunus Özler, Gazeteciliği sevmeyen birisinin bu mesleği yapmasının mümkün olmadığını belirterek; “Çünkü gece – gündüz demeden 7/24 görevde olan bu meslek aşkla yapılmalı. Aksi takdirde başarılı olunması mümkün değildir” dedi.
“GAZETECİLİKTE ZAMAN
MEFHUMU YOKTUR”
Gazetecilikte olayın sadece eğitimle çözülemeyeceğini ve asıl tecrübenin üniversitelerin İletişim Fakültelerinden mezun olduktan sonra sahada çalışarak elde edildiğini vurgulayan Yunus Özler; “Bu işi gerçekten sevmeyen bu mesleği yapması mümkün değildir. Yapıyorsa da hava olsun veya laf olsun diye yapıyordur. Çünkü, bu mesleğin gecesi gündüzü yoktur. Gazeteci gündüz saat 10.00’da da işinin başında olduğu gibi gece saat 03.00’da da işinin başındadır. Zira, halkı en kısa zamanda ve doğru olarak bilgilendirmek Gazetecilik mesleğinin birinci unsurudur” dedi.
“TEKNOLOJİNİN GELİŞMESİ İLE
GAZETECİLİK DE DİJİTALLEŞTİ”
Geçmişte gazetecilerin ellerinde ajanda ve fotoğraf makineleri ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarını dolaşarak, olaylara, törenlere, kutlamalara bizzat katılarak habercilik görevini ifade ettiklerini dile getiren Yunus Özler; “Ancak, her meslekte olduğu gibi Gazetecilikte de ‘Dijitalleşme’ye geçilmesi ile birlikte teknolojik argümanlar kullanılmaya başlanmış ve hemen hemen her kurumda ‘Basın Müşavirliği’ oluşması ile haberler artık gazetecilerin bilgisayarına ulaştırılmaktadır. Bu da gazetecileri eskisi kadar çok dolaşmalarının önüne geçerek bir anlamda onları ‘Masa Başı’na itmiştir. Ancak, sonuç olarak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, Gazeteci yine Gazetecidir ve doğru haberin halka ulaştırılması noktasında mutlaka gerekli çalışma ve araştırmaları yapmakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.
“ELİNE AJANDA ALAN HERKES
GAZETECİYİM DİYE ORTALIKTA GEZEMEZ”
Kendilerini en çok üzen konunun ise ‘Gazeteciliğin’ belli bir meslek tanımı olmamasından dolayı ‘Eline Ajanda Alıp Piyasaya Çıkan’ birçok kişinin ‘Ben Gazeteciyim’ diyerek Gazeteci sıfatıyla ortalıkta dolaşması olduğunu dile getiren Özler; “Bilindiği gibi, hemen hemen her mesleğin bir meslek tanımı vardır. Diğer bir deyişle o mesleği önüne gelen yapamaz. O mesleği yapabilmek için en azından o konuda bir eğitim görmesi önce ‘Kalfalık’ ardından ‘Ustalık’ belgesi alması gerekmektedir. Yoksa, o mesleği yapabilir ne de o meslek üzerine bir işyeri açabilir Ancak, Gazetecilikte maalesef böyle bir şey yoktur. Herhangi bir kurum veya kuruluştan işten çıkan veya emekli olan bir kişi ‘Ben bundan sonra ne yapacağım? evde oturmak yerine kendime mutlaka bir uğraş bulmalıyım yoksa zaman geçmez’ diye düşünüp biraz önce bahsettiğim meslekleri yapmak istese ‘Ustalık Belgesi’ alma zorunluluğu olduğu için onları yapamıyor. Ama eline ajanda alıp ‘Ben Gazeteciyim’ diye ortalıkta dolaşabiliyor. Oysa, Gazetecilik her eline ajanda alanın yapabileceği bir iş değildir. Habercilik ciddi bir iştir ve haberciliğin de bir kuralı ve kuralları vardır. Ancak, üzülerek görüyoruz ki, daha haber yazmasını bile bilmedikleri halde, bahsettiğim nitelikteki şahıslara gittikleri yerlerde yıllarca bu işi yapan gerçek gazetecilerden daha fazla hürmet ve saygı gösterilmektedir. Gazetecilik bu değildir ve bu kadar basite indirgenemez” dedi.
“GERÇEK GAZETECİLERİN
GAZETECİLER GÜNÜNÜ
KUTLUYORUM”
Isparta’da 30 yıldır sadece Gazetecilik yaparak bu mesleğin her türlü aşamasını görmüş bir isim olan Medya32.com İnternet Haber Sitesi Sahibi Yunus Özler, son olarak gerçekten bu mesleği layıkıyla yapan meslektaşlarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü en içten dilekleriyle kutladığını sözlerine ekledi.